
Hakkımda
Lisans eğitimimi Altınbaş Üniversitesi Psikoloji (İngilizce) bölümünde, yüksek lisansımı ise Aydın Üniversitesi Klinik Psikoloji programında tamamladım.
Lisans eğitimimin ardından, T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaklaşık bir yıl süreyle klinik staj yaptım. Ayrıca Fransız Lape Hastanesi’nde staj deneyimim bulunmaktadır. Bu süreçte LÖSEV başta olmak üzere çeşitli yardım kuruluşlarında da aktif olarak görev aldım.
Yüksek lisans eğitimimin ilk yılını tamamladıktan sonra, farklı kliniklerde aktif olarak danışan görmeye başladım ve klinik çalışmalarımı kesintisiz sürdürdüm.
Klinik pratiğimde ağırlıklı olarak Psikodinamik yönelimle çalışıyor;
Aktarım Odaklı Psikoterapi, Şema Terapi ve Cinsel Terapi yaklaşımlarından yararlanıyorum.
Özellikle tekrar eden ilişki sorunları, duygusal çatışmalar, kendilik algısı, bağlanma örüntüleri ve bilinçdışı süreçler çalışma alanlarım arasında yer almaktadır.
Terapi sürecinde “Ne yaşandı?” sorusundan çok,
“Bu neden hep böyle oluyor?” sorusunu birlikte düşünmeyi önemsiyorum.
Danışanın iç dünyasını güvenli bir alanda anlamlandırmasına, farkındalık geliştirmesine ve daha esnek ilişki biçimleri kurmasına eşlik etmeyi hedefliyorum.
ILGI ALANLARI;
Ilişki Sorunları
Borderline Kişilik Bozuklukluğu
Yeme Davranış Sorunları
İlişkilerde yaşanan tekrar eden problemler çoğu zaman tesadüf değildir.
Benzer kişilerle benzer duygusal sonuçların yaşanması, erken dönem ilişki deneyimlerinin bugünde yeniden canlanmasıyla ilişkilidir.
Terapi sürecinde, kişinin ilişki kurma biçimini, beklentilerini ve tekrar eden döngülerini psikodinamik bir çerçevede ele alınır.
Yoğun duygular, ilişkilerde ani kopuşlar, terk edilme hassasiyeti ve kendilik algısındaki dalgalanmalar bu örüntünün temel özellikleri arasındadır.
Psikodinamik terapide, kişinin erken dönem ilişkilerinden gelen bağlanma örüntülerini,
duygusal regülasyon güçlüklerini ve ilişkisel tekrarları anlamaya odaklanırım.
Amaç, daha tutarlı bir kendilik algısı ve daha güvenli ilişkiler kurabilmektir.
Yeme davranışı çoğu zaman yalnızca yemekle ilgili değildir;
duygularla baş etme, kontrol, boşluk ya da doyum ihtiyacıyla yakından ilişkilidir.
Psikodinamik yaklaşımda yeme davranışı, kişinin iç dünyasında yaşadığı çatışmaların ve duygusal ihtiyaçların bir ifadesi olarak ele alınır.
Terapi sürecinde, yeme davranışının işlevini ve anlamını birlikte keşfetmeye odaklanılır.
Bağlanma Sorunları
Bağlanma sorunları, bireyin yakınlık kurma, sürdürme ve ayrılıkla baş etme biçimini etkileyen erken dönem ilişkisel deneyimlerle yakından ilişkilidir. Yakınlıktan kaçınma, yoğun terk edilme kaygısı ya da ilişkilerde tekrar eden mesafe–yakınlık döngüleri bu alandaki temel zorluklar arasında yer alır.
Psikodinamik terapide, kişinin bağlanma örüntülerinin nasıl oluştuğunu ve bugünkü ilişkilerde nasıl tekrarlandığını anlamaya odaklanılır; amaç, daha güvenli ve esnek ilişki biçimlerinin gelişmesine alan açmaktır.
Kayıp ve Yas
Kayıp, yalnızca bir kişinin ya da nesnenin fiziksel olarak yitirilmesi değildir; aynı zamanda bir ilişkinin, bir hayalin, bir kimliğin ya da yaşamın belli bir döneminin sona ermesi anlamına da gelebilir. Yas süreci ise bu kaybın ruhsal olarak işlenme biçimidir.
Psikodinamik bakış açısına göre yas, yalnızca acının yaşanması değil; kaybedilenle kurulan içsel ilişkinin yeniden düzenlenmesi sürecidir.
Depresyon
Depresyon yalnızca isteksizlik ya da mutsuzluk hali değildir;
çoğu zaman içe dönmüş öfke, kayıp deneyimleri ve değersizlik duygularıyla ilişkilidir.
Psikodinamik çalışmada depresyon, kişinin kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu ilişkinin bir yansıması olarak ele alınır.
Amaç, yalnızca belirtilerin hafiflemesi değil; kişinin duygusal canlılığını ve içsel temasını yeniden kazanmasıdır.
